Güle Güle İlk Aşkım!

0
38

İlk kez âşık olduğunuz da belki 7 belki 16 yaşındaydınız ama o ilk kalp çarpıntısı bambaşkaydı. Ve büyük ihtimalle de yaşı sizden bir 10 yaş büyüktü. Saçının rengine, bir sözüne, dudağının kıvrımına, belki güzelliğine belki de bakışlarına vuruldunuz. Bazen birden karşınızda gördüğünüzde yaşadığınız heyecanı hatırlamak, (…) yıllarca da unutamadınız, aklınızdan gitmedi. Bir de utangaçlık, ahh yerim! Utangaçlıklardır aslında Anadolu Çocukları’nın, Gençleri’nin platonik aşklarını efsane yapan…

Küçükken bir gün mutfak annenizin çöreği kokmuş ve ona o gün sımsıkı sarılmış, kendinizi güvende ve iyi hissetmişseniz, 20 yıl sonra sahillerin tekinde, bir fırının önünde benzer bir sabah tazeliği kokusu burnunuza geldiğinde, annenizin o sarılmasını hatırlamak gibidir ilk aşk. Metroda orta yaş güzel bir hanım gördüğünüzde aklınıza geliverir bazen. Veya uzakta bankta oturan bir kız. Birden 20 yıl geriye gidiverirsiniz. Sahi ne oldu ona? Şimdi nerde? Evlendi mi? Kırmızı elbise ne de güzel yakışıyordu!

Yapraklarının çoğu dökülmüş, sağlı sollu ağaçlarla dolu bir orman yolunda, sonbahar esintisinin yerdeki yaprakları gökyüzüne savurduğu o mütevazı hortum, yapraklarla beraber sizi de kattı önüne, aldı, yükseltti ve bir sahilde bir fırının önüne bırakıverdi işte. Geriye dönüp baktığınızda o sarı yaprakların hışırtısının, birkaç kuş cıvıltısının ve ağaçların sert kabukları dışında kalbinizde acı-tatlı birkaç hatıra dışında sizi çocuk yapan ne kaldı ki o yıllardan… Her şey tükendi. Şimdi hayat, hatırladığınız 15 yaşınızın kalbinize ektiği ulaşılmaz sevgilinin romantik hatırasından, 35 yaşınızın asilzade kadınına, âşık ruhunuz ile yarını paylaşmanın olgun adımlarını bekliyor sizden. Geçmiş bazen acıdır, bazen de acıtır. Varlığı ve yokluğu madden hayatınızda yer kaplamayan, hatırasının saygısı serotonin salgılattığı gerçeği ile yüzleşin artık. Eski defterler kapanır, yeni yelkenler açılır…

Kirlendi dünya diyerek kaçamazsınız bu hayattan, başka gidecek bir dünyanız da yok. Oyun oynamıyorum diyerek küsmek, bütün dünya bana karşı diyerek yılmak, yenik hissetmek, karamsar olmak da yok. Her zaman “güzel günler gelecek düşü” ‘nü sulamalıyız. Geçmiş aşklarınız, gelecek aşklarımızın kırılganlıklarının, zayıflıklarının doğal güçlendiricileridir.

Her yaşanmışlık sonraki versiyonda az – çok, yakın – uzak limit değerine ulaşır. Şimdi hesabınızı yeniden yapın ve geçmiş kırılganlıklarınızın geleceğinizi esir almasına müsaade etmeyin. Özgüven sizsiniz, gelecek sizin. Onu en iyi yaşamak, arkanızda nükleer bomba kalıntısı gibi bir iz bırakmak sizin elinizde. Güle güle ilk aşkım, merhaba iyi, güzel, yeni her şey, merhaba ilkbahar…

Ali GÖKALP

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here