NeuraLink ile AI ve Beyin Birleşiyor mu? Gelecekte Nasıl Bir İnsan Irkı Olacak?

0
128

Neuralink Corporation

Elon Musk ve kurucu ekibi (Ben Rapoport, Dongjin Seo, Max Hodak, Paul Merolla, Philip Sabes, Tim Gardner, Tim Hanson, Vanessa Tolosa) tarafından Nöroloji şirketi olarak İmplante edilebilir beyin-bilgisayar arayüzleri (BCI’ler) geliştirmek amacıyla San Francisco, California’da Temmuz 2016’da kuruldu. İlk kez Mart 2017’de halka açıklandı. Ticari marka olarak “Neuralink” isim hakları Ocak 2017’de önceki sahiplerinden satın alındı. Şirket kurulduğundan bu yana, çeşitli üniversitelerden birçok ünlü nörobilimciyi araştırmaları için kiraladı.

Nisan 2017’de, Wait But Why adlı bir blog, şirketin kısa sürede ciddi beyin hastalıklarını tedavi etmek için cihaz geliştirmeyi hedeflediğini ve nihayetinde yaşanan insani gelişmenin, bazen transhumanizm olarak adlandırıldığını bildirdi. Musk, bu fikirle kısmen, Iain M. Banks ‘ın 13 romanından oluşan The Culture ‘ın kurgusal evreninin bir parçası olan “sinirsel bağcık” adlı bir bilim kurgu konseptiyle ilgilendiğini söyledi.

Musk, nöral bağı, zorunlu olarak geniş cerrahi yerleştirme anlamına gelmeyecek, ancak ideal olarak bir damar veya arter yoluyla bir implant yerleştirecek olan “korteksin üstündeki dijital katman” olarak tanımladı. Musk, şirketin uzun vadede hedefinin; (Musk’un kontrol edilmezse insanlık için varoluşsal bir tehdit olarak algıladığı) “yapay zekâ ile simbiyoz” a ulaşmak olduğunu açıkladı. Günümüzde bazı nöroprostetikler beyin sinyallerini yorumlayabiliyor ve engelli kişilerin protez kollarını ve bacaklarını kontrol etmelerine izin verebiliyor. Musk, bu teknolojiyi, harekete geçirerek ilerletmek yerine, geniş bant hızında diğer harici yazılım ve aygıt türleriyle (bluetooth, telefon, apps uygulamaları gibi) etkileşime girebilen implantlarla ilişkilendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

2018 itibarıyla, şirket kamuya açık olduğundan beri, çalışmaları oldukça gizli yürütülmesine rağmen, San Francisco’da bir hayvan test merkezi kurmaya çalıştığını gösteriyor. 2019’da da zaten bunu duyurdu. Açılan bu tesislerle birlikte Kaliforniya, Davis Üniversitesi’nde araştırma yapmaya başladı.

2019 itibarıyla, Neuralink, San Francisco’nun Mission Bölgesi’nde, Musk’un diğer ortak bir şirketi olan OpenAI ile aynı ofis binasını paylaşıyor.

Peki yakın gelecekte neler olacak?

Musk, 16 Temmuz 2019 ‘da yaptığı basın açıklamasında ABD’de insanlar üzerinde deneylere başlamak üzere düzenleyici kuruluşlara başvuruda bulunmaya başladıklarını açıkladı. Maymunlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bilgisayarların beyin gücüyle kontrol edilmesini başardıklarını belirtti. NeuraLink ’in ilk hedeflerinden biri özellikle felçli hastalar için teknolojik çözümler geliştirmek. Musk, nihai amacın ise “insanüstü bilinç” olduğunu vurguluyor. NeuraLink şirketinin geliştirdiği cihazın üzerinde 3 binden fazla elektrot bulunuyor. Saç telinden bile ince olan bu sicimlere bağlı olan elektrotlar, 1.000 nöronun aktivitesini izleyebiliyor. Cihaz aynı zamanda beynin belli bir bölgesini takibe de alabiliyor. “Yapay öğrenme” algoritmaları kullanılarak nöron aktivite kayıtlarını analiz edilebiliyor ve beynin hangi bölgesine nasıl bir uyarı gönderildiğinde verilen elektriksel komutun ne tür bir isteğin yerine getirileceğini saptıyor.

Ancak NeuraLink henüz beyin fonksiyonlarının nasıl bilgisayar verisine dönüştürüldüğünü ya da beyin hücrelerinin hangi yöntemlerle uyarıldığını ise açıklayabilmiş değil. Musk ayrıca cihazı kullanacak olanların zaman içerisinde yapay zekâ ile simbiyotik bir beyne sahip olacağını savundu. Musk daha önce yaptığı bazı açıklamalarda yapay zekânın tehlikelerine dikkat çekmiş ve insanlığın sonunu getirecek şeyin bu teknoloji olabileceğini söylemişti. İnsan beyninin yapay zekâ ile birlikte çalışması sonucu bir ileri seviye üstün bir zekânın oluşturulabileceğini söyleyen Musk, bir noktada bunun kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğini söylüyor. İnsanlar üzerinde deneylerin başlayabilmesi için ABD Gıda ve İlaç Düzenleme Kurumu’nun onayı gerekiyor. Musk şirkette şu anda 100 kişinin istihdam edildiğini ancak yakın gelecekte yeni bilim insanlarının da kadroya dâhil olacağını söyledi.

Üstün Irk

Tüm bunlar on yıllar içerisinde hızlıca olup biterken parasal gücü elinde bulunduran zengin elit sınıf kendisini bu imkânlardan faydalandırıp izole refah bir düzen kurarak insanlığın geri kalanını zayıf biçimde yaşamaya mahkûm edebilir mi? Olabilecekleri bir düşünün. Quantum işlemcilerle donatılmış ileri zekâ düzeyinde gelişmiş beyinler. Olabilecekleri görebilen düzeyde bir zekâ! Hastalık formüllerini saniyeler içinde keşfedebiliyor. Hayal ettiğiniz özelliklerde bir maddenin formülünü bulması 2,82 sn! Bu mümkün mü ve olası sonuçları neler olabilir? Bunun mümkün olacağı kesin ancak tüm insanlık bunları kullanabilecek mi? Bir etik kurul buradan elit diktatörlük sınıfı oluşmasını önleyebilecek mi? Yoksa dünya da bazı insanlar “çöp” sayılacak ve bir değerleri olmayacak mı? Bunlar yaşanırken bir yandan da android robot teknolojisinin de gelişeceğini düşünürseniz, belki de bu insanların beyni alınarak dönüştürülecek ve süper zeki robotlar olarak hizmete sunulacaklar, kim bilir!

Ali GÖKALP

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here