Havva mı & Lucy mi? Din mi? Evrim mi? İkisi Birden Olabilir Mi?

0
754

Geniş inanç çevrelerince de mutabık kalınan dinler ve peygamberler tarihine göre;

Hz. Adem & Hz. Havva: M.Ö. 4.000 -5.000
Hz. Nuh: M.Ö. 3.000
Hz. İbrahim: M.Ö. .2000
Hz. Musa: M.Ö. 1.300

Hz. Davut: M.Ö. ~1.000
Hz. İsa: 0
Hz. Muhammed: M.S. 600

Yılları civarında yaşamıştır. Mısır tarihi, Sümerliler veya Göbeklitepe’yi konuşmaya kalktığınız zaman ise islami kaynaklar maalesef yetersiz kalıyor. İslam alimi diye geçinen hiçbir kimse de bu konularda sizinle uzun uzadıya konuşamıyor. Ama sonuçta din bir inanç biçimi. Zaten bu yüzden en sıkıştıkları yerde amma da meraklısın Allah’tan daha mı iyi biliyorsun deyip çıkıverirler ve. Noktayı koyarlar..

Kur-an’ı Kerim’de; “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının.” (Nisa,5/1) deniyor.Buradan anlaşılan, İslam inancına göre bütün insanlar Hz. Adem ve Havva’dan meydana gelmiştir. Çocukları 1.Erkek, 2.Kız, 3.Erkek, 4.Kız, 5.Erkek… sıralamasıyla doğmuş, bu doğumlardan 1.Erkekle 4.Kız evlenebiliyordu. Aynı sıralamada 2.Kız da 5.Erkek’le evlenebiliyordu. Bu evlenme sıralaması bir varsayım. Kardeş kardeşe mi evlendiler o zaman? sorusunun bir şekilde zorlama olarak açıklanmaya çalışılması. Bazı kaynaklarda bu açıklama Hz. Havva’nın biri kız, diğeri erkek olmak üzere sürekli ikiz doğum yaptığı ve bu ikizlerin bir sonraki batında gelen ikizlerle evlenebildiği yönünde! Aslen net bir kaynak yok. İslam literatürü denilip kapatılan bir konu yine veya hacı hoca dayanağı, zorlarsanız belki bir hadis… “Allah’ın emirleri.” Kur-an’ı Kerim’de bu şekilde olduğu dolaylı (ya da apaçık) olarak belirtilmektedir. “Tek bir nefisten…” diye yazılı. Kur-an kesin ve mutlak doğru olduğuna göre! üzerine tartışmaya da gerek yoktur. Din kaynaklarından gidersek, kardeş kardeşe evlenebildiğine göre ve bu evliliklerden olan çocuklar 20’li yaşlara gelip kuzenleri ile evlenmeye başladıkları andan itibaren yukarıda bahsettiğimiz eski usul kalktı mı? Ya da bu durum ne kadar sürdü? gibi soruların da net bir cevabı yok maalesef.

İncil’de ise durum biraz daha karışık. Önce Kayın (Müslümanlar Kabil diyor) (çiftçi), sonra Habil (çoban) doğuyor. (2. Kız değil! veya ikiz doğum yok!) Bir tartışmadan sonra, (Habil’in Tanrı’ya, Rab’a kurban sunmadan sonra) Kabil Habil’i tarlada öldürüyor. Sonra Kabil’in soyu, eşinden olan çocukları ile devam ediyor! Eşi nasıl doğuyor? Eşinden olan çocuklarının evlilik sırası falan belirsiz, yok! Tahmin yürütülebilir, efsanelere bakılabilir. Bakılıyor, yine rivayetler, eski ahitler, bilmem filan yazıtlar… Uzayıp gidiyor.

Tevrat yaratılış 2:7-8’de Rab 6. günde Aden’de (cennet deniyor.) bir ruh üfledi diyerek Hz. Adem’in nasıl yaratıldığından bahseder. Daha sonra Rab, Hz. Adem uykuda iken, yalnız kalmaması için onun kaburga kemiğinden bir yardımcı (Hz. Havva’yı) yarattı. Tevrat’ta Adem ile aynı anda yaratılan bir de kıskanç Lilith efsanesi var ki o apayrı bir hikaye. (Okumanızı isterim. Müslümanlar için tam bir efsane konu.)

Peki bu anlatılanlarla evrim, bilim arasında bir ilişki/çelişki var mı? Evrim, islam veya dinlerle zıt mı? Evrimi okuyup anlayan biri dine inanabilir mi? İkisini bir arada götürebilir mi? 140.000 – 200.000 yıl arasında bir dönemde ilk modern insanın evrimleştiği artık aşağı yukarı kabul görmüş/ispatlanmış durumda. (Konuyu merak edenler, araştıranlar, veya uzmanı bilim adamları için böyle) “Ara form”, “geçiş” kelimeleri, konuyu anlamak istemeyen ya da kafasında merdiven basamağı gibi atlama zıplama geçişleri olduğu hayalini kuranlara anlatmak için. Ya da konuyu anlatabilmek için literatürün yardımcı araçları. Yoksa bir geçiş, ara form diye bir şey yok. En basit anlatımla zorlu ve sert koşullarda biraz daha hızlı gelişebilmiş/evrimleşebilmiş dönemler var. 530 milyon yıl kadar geriye giderseniz ambrien patlaması gibi. Yani sizin konuyu bilmemeniz ya da başka bir şeye inanıyor olmanız durumun gerçekliğini, varlığını yok etmiyor. Sadece siz kafanızı kuma gömmüş oluyorsunuz. (Adnan Oktar vb. kaynaklı “Evrim Aldatmacası” başlıklı yayınlar; IQ<90 için olduğunu da bir detay olarak burada vereyim.) Evrim sürekli an be an olan bir şey. Yavaş, çok yavaş… Artık bilimin ortaya koyduğu resim, Darwin’in 1859’da “Türlerin Kökeni” adıyla yayınladığı 25 yıllık araştırmasının ortaya koyduklarından milyon kere daha önde. Yüzbinlerce bilim adamı hayatını bu işlere ayırmış durumda. Konuya ömrünü adamış her bilim adamı bir diğerinin yanlışını yakalamak, yanlışlamak, doğrusunu yayınlamak ve bir açıdan da rekabet üzerine de kurulu bir alanda sürekli yarışıyor. Hücrenin yapısı DNA, DNA haritaları, “Irklar”, ırkların tarihsel yolculukları, mutasyonlar, fil –fare, şempanze- bonobo-insan, çakal-kurt-köpek, aslan-kaplan-kedi arasında olan akrabalık ilişkileri ve diğer evrim adına yapılan tüm araştırmalar konuyu tartışılmaz hale getirmiş bulunmaktadır. Peki konuyu bilen, okuyan, sorgulayan, anlayan bir Müslüman buna neresinden nasıl yaklaşmalıdır. Hz. Adem; Neandartellerden, Homo Erectuslardan veya bize en yakın zeki atalarımız olan Homo Sapienslerden geriye kalan yani ilk dönüşen ilk zeki insan formudur mu demeliyiz. Bunlardan ilk kadına bilim, Lucy diyor. Yani bir nev-i Lucy Havva mıdır? Bu gibi konulara ne incil’de ne de Kur’an da rastlayamıyoruz.

İnancını zedelemeden bilime inanmak, araştırmak isteyenler bir müddet her ikisinin de geçerli olduğu fikrine sıcak bakıyorlar ya da bakmaya devam edebilirler. Ancak konuyu araştırdıkça, derine inildikçe yeni sorularla karşılaşacağınız için, bilimsel temelinin bu kısa yazıda bahsedildiği kadar yüzeysel olmadığı anlaşılacaktır/anlayacaksınız. Geçmiş döneme ait fosillerin yaş tayinlerinde 50.000 yıla kadar olanlarda karbon 14 yaş testi, daha eskiler için olan elektron spin resonance, potasyum argon metotları gibi metodları okudukça bilimin ne kadar yanılmaz net sonuçlar ortaya koyabildiğini anlıyorsunuz. Yani merakınız çözüldükçe, inancınız ile aranızda; “Ben cep telefonuna inanıyorum ama frekanslara inanmıyorum…” gibi bir durum ortaya çıkmaya başlayacak büyük ihtimalle ve bu durumda ısrar etmek= IQ < 70 demek oluyor maalesef. Bu konular insanların merak duygusuyla da çok yakından ilgili. Ben ilgi duymuyorum diyerek babanız neye inanmışsa yaşarsınız olur biter. Bir japonsanız yıldızlara, Çinliyseniz, Konfuçyüs’e, bir Hintliyseniz, ineğe, şivaya, ya da Almansanız Hz. İsa’ya, onun tanrı olduğuna babanız nasıl inandıysa aynen inanmaya devam edebilirsiniz. Doğru olup olmadığını sorgulamanıza gerek yok. İşiniz ve eşiniz de varsa tamamdır. Ama ilgilenmek istediğiniz hakikati aramak ve anlamak ise, merak duygunuzu yenemiyorsanız yolunuz çoook uzun. Okuyarak başlayabilirsiniz…

Ali GÖKALP

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here