EVREN NE KADAR BÜYÜKTÜR?(*)

3d space galaxies model ile ilgili görsel sonucu

Evren o kadar büyük ki, ışığın 14 milyar yılda bir uçtan bir uca geçmesi için zaman bile neredeyse yetersiz.

Beynimiz, evrenin ne kadar büyük olduğunu kavramaya çalışıyor, çünkü Dünya üzerindeki her şey ve hatta Dünya’nın kendisi, evrenin muazzam ölçeği ile kıyaslandığında çok küçük kalıyor. Öyleyse bunu farklı bir şekilde düşünelim, her gün gördüğümüz ve etkileşim kurduğumuz bir şeyi kullanarak… ışık. Işık yandığında olanları düşünün, ışığın fotonları aslında odanın bir tarafından diğerine yolculuk yapmak için ilerler ve bu zaman alır.En yakın ikinci yıldızımız olan Proxima Centauri’den ayrılan ışık, Dünya’ya ulaşmak için sadece dört yıl sürüyor ve bunu dört ışık yılı olarak tanımlıyoruz. Bu nedenle, Proxima Centauri’ye bakacak olursanız, şu an olduğu gibi yıldızı görmüyorsunuz, 4 yıl önceki görüntüsü bize ulaşıyor, belki de patladı?

Evrendeki gözlemleme araçlarımızla görebildiğimiz herşeyi geçmişteki (uzaklığına göre değişir) hallerini görürüz. Bu konsepti daha da ileri götürmek için, bize en yakın büyük gökada, Andromeda’dır ki, o kadar büyük ve yakındır ki, gece gökyüzünde çıplak gözle görebilirsiniz.

Gördüğünüz şey, Samanyolu’nuza benzeyen bir konfigürasyonda trilyonlarca yıldız. Tüm bu yıldızlar yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı uzaklıkta, yani 2,5 milyon yıl öncesinin Andromeda’sını görüyoruz.

Evren ne kadar büyük?

Tüm evren, Samanyolu ve Andromeda gibi gökadalarla (galaksi) doludur ve en güçlü teleskoplarımızı kullanarak, bize ulaşmak için 13 milyardan daha fazla süre yolculuk eden galaksilerden gelen ışıkları da görebiliriz!

Bir ışık fotonu bu uzak galaksilerden birinden ayrıldıktan sonra samanyolu galaksisi henüz oluşmamıştı bile. Işık seyahatte iken, samanyolu gelişti, güneş sistemi oluştu, gezegenler birleşti, ay oluştu, dünya şimdiki yörüngesine girdi, soğumaya başladı, yerçekimi, su buharı, oksijen, azot, carbon atomlarının yıldırımlar, şimşekler ile  polikarbonlar var oldu ve nihayetinde sihirli bir dokunuşla hayat var oldu ve gelişti. Dinozorlar Dünya’ya hükmetti. İnsanlar ortaya çıktı, araçlar, sanat, bilim ve teknoloji gelişti. Zeka Hubble Uzay Teleskobu’nu inşa etti, yörüngeye yerleştirdi ve nihayetinde 13 milyar yıllık yolculuğuna devam eden zavallı fotonu durdurdu!Ä°lgili resim

Evren 13.8 milyar yaşındadır ve bu nedenle gördüğümüz her hangi bir ışık 13,8 milyar yıl ya da daha az bir süreden beri seyahat ediyor olmalıdır. – buna “gözlemlenebilir evren” diyoruz. Buna karşılık, gözlemlenebilir evrenin kenarına olan mesafe yaklaşık 46,5 milyar ışık yılıdır. Çünkü evren her zaman genişlemektedir. Limit hız hesabı ile bu oran 1,59’dur. Bu oran birkaç yöntem ile doğrulanmıştır. Bu limit hesap ile 14 yılda çok yaklaşık evrenin genişlemesinin evrenin yaşına boyunun oranı ct=3 olmaktadır. (ct:genişlemenin zamana oranı)

Gözlenebilir evrenin kenarındaki bir noktadan bir ışık fotonunun yayıldığını hayal edin. Bu foton uzaydan geçerken, evren genişledi. Işığın yayıldığı noktadan uzaklaştık ve bizden uzaklaştı! Işığın sadece 13.8 milyar yıl sürmüş olmasına rağmen, bizden geldiği noktaya kadar olan mesafesi 46,5 milyar ışık yılıdır!

Galaksiler
Görünen resimde 500 milyon ışık yılı mesafede 1 milyondan fazla galaksiye bakıyorsunuz.

Peki evrenimiz ne kadar büyük ? Aslında tam olarak bilmiyoruz. Burada bahsedilen 46,5 milyar ışık yılı yarıçaptır (r), Çap (R) ise 46,5 x 2 = 93 Milyar ışık yılıdır. Buradaki varsayımlar tamamen matematik ve bilimsel hesaplama metodlarıyla bulunmuş teorik ama gerçekçi rakamlardır. Bir çoğu çok kesin mertebelerde doğrudur. Ancak yine de bilim dünyasının da tartıştığı problemli çok detay var. Burada anlattığımız yaklaşımların merkezinde şöyle bir gerçeklik de var; Big bang burada mı oldu? Yani tam dünyanın bulunduğu, gözlem yapılan yerde? X, Y, Z her istikamette 46,5 milyar ışık yılı görebildiğimiz evrenin sınırlarının! Yani  gözlemlenebilir evrenin tam merkezindeyiz, öyle mi? Bu nasıl olabilir? Böyle bir büyüklükte bu ihtimal 1/1.000.000.000 bile değil. Ya evren, gözlemlenebilir evrenden çok daha büyük, ya da Dünya gözlemlenebilir evrenin tam ortasında yer alıyor. Bu noktada kafama takılan bir detay daha var. Yine hubble uzay teleskobu ve diğer onlarca üniversiteden bilim insanlarının desteği ile 3 milyondan fazla galaksiyi modelledikleri 3D evren modellerinde; (ki buradaki galaksilerin bize mesafesi 2,5 milyon ışık yılı ile 13 milyar ışık yılı mesafe arasında değişmektedir.) “Big Bang” ‘den geriye kalan mevcut gözlemlenebilen evrenin sadece 1 noktadan saçıldığını gösterir bir görsel sunmaz bize. Örneğin bir karpuzu 5 m yukarıdan yere bırakırsanız, karpuz merkezden dışa doğru iz bırakır. Karpuzun nerede yere düştüğünü anlarsınız. Ancak evrendeki galaksi dağılımına baktığımızda böyle bir detay görülmez. Neredeyse homojenize bir dağılım var! Nasıl olurda Big Bang olur. (Evren bir noktadan patlar) Ve bir saçılma izi oluşmaz? Bu büyük bir soru ve de problemdir. Zannederim Evrenin genişlemesi 13,8 milyar ışık yılı uzaklıktan itibaren (r=46,5 milyar ışık yılı) öyle hızlı oluyor ki evrenin genişleme hızı ışık hızından daha hızlı olduğu için her 46,5 milyar ışık yılı mesafeden itibaren ayrı ve iç içe evrenler var olabilir. Ve bizim gördüğümüz bu homojenize duran gözlemlenebilir evren de bizim evrenimizdir belki.? Kim bilir…3d universe space galaxies models ile ilgili görsel sonucu

*Yazı: Ali GÖKALP

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here